KANSER HASTALIĞINA NEDEN OLAN ETKENLER VE KORUNMA YOLLARI

Sponsorlu Bağlantılar
Konu İçeriği: KANSER HASTALIĞINA NEDEN OLAN ETKENLER VE KORUNMA YOLLARI, - Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri… KANSERİN TANIMI,..

- Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri…

kanser_nedir_041.jpg

KANSERİN TANIMI, BELİRTİLERİ VE ÇEŞİTLERİ

Kanser nedir?

Latince’ de yengeç anlamına gelen kanser çağımızın en korkulan hastalıklarından biridir. Toplumda her beş kişiden biri yaşantısının bir döneminde kanser ile karşılaşmaktadır. Tüm yeni tedavi yaklaşımlarına karşın halen kanserden ölümler gelişmiş toplumlarda ikinci sırada yer almaktadır

Kanser vücudun belli bir bölgesindeki hücrelerin kontrölsüz olarak çoğalıp, o bölgenin de dışına yayılmasından ileri gelen hastalıkların genel adıdır. Kanser kelimesi belli bir hastalığı değil, aşırı hücre çoğalmaları ve doku büyümeleri şeklinde kendini belli eden çeşitli bozuklukları anlatır.

Hücreler doğar, gelişir ve ölürler. Bu olay genetik bir kontrol altındadır. Bu kontrolün, kalkması ile dengenin bozulması sonucu, ya çok sayıda oluşmaları ya da oluşan hücrelerin ölmemeleri sonucu çoğalan hücreler tümör dokusunu oluşturur. Hücrelerdeki bu olayların gelişmesine neden alan bir çok kanser yapıcı (kanserojen) madde vardır.

Kanserin belirtileri nelerdir?

Kanser belirtileri ortaya çıktıktan sonra artık hastalığın ilerlediği anlaşılır. Amaç, bu belirtiler ortaya çıkmadan hastalığın çok erken dönemde yakalanmasıdır. Kanserin oluştuğu yere göre belirtileri vardır.

Vücudun herhangi bir yerinde ele bir kitlenin gelmesi, ses kısıklığı, inatçı öksürük, dışkılama düzeninde değişiklik, derideki benlerin şekil, büyüklük ve renk değişiklikleri, kapanmayan yaralar, herhangi bir yerde kanama, kanser belirtisi olabilir.

En sık görülen kanserler hangileridir ?

En sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat ve kalın barsak kanseri. Kadınlarda meme, rahim ağzı, akciğer ve kalın barsak kanseridir.

KANSERE YOL AÇAN ETKENLER

1. Yaş – Kanserler orta ve ileri yaşlarda daha sık görülür.

2. Beslenme Bozuklukları – Hayvansal yağlardan zengin, et içeriği fazla, kolesterol ve kaloriden zengin diyetlerle beslenme.

Kansere yol açan başlıca etkendir. Şöyle sıralayabiliriz :

  1. Katkı maddeleri : Bazı katkı maddeleri kansere zemin hazırlar. Bu nedenle, güvenilmeyen katı yağlar, limonatalar ve çikolatalar pek yenmemelidir.
  2. Tatlandırıcılar(sakkarin) : Tatlandırıcı olarak kullanılan sakkarin, bir gıda maddesi değildir ve böbreklere zarar verdiği gibi, mesane kanserine de neden olmaktadır.
  3. Küfler : Kuruyemişler üzerinde üreyen küfler, “aflatoksin” denilen kanser yapıcı maddeyi meydana getirirler.
  4. Kahve : Kahve içenlerde, içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.
  5. Alkol
  6. Yiyecekler ve hazırlanış şekli :
    • Fazla et yiyenlerde kalın bağırsak kanseri sık görülür.
    • Proteinli gıdalar, 100 C üzerinde pişirildiklerinde kanser yapan maddeler oluşur.
    • Aşırı ısıtılan yağlarda kızartılan yiyecekler kanser yapıcı olurlar.
    • Kullanılmış yağları tekrar kullanmak ta sakıncalıdır.
    • Hormonlu maddelerin kansere yol açtığı gözlenmiştir.
  7. Dengesiz beslenme : Önemli bir yer tutmaktadır.
  8. Aşırı ilaç kullanma
  9. Gıdalardaki selüloz
  10. Ruhsal bozukluklar : Sinir bozuklukları, üzüntüler vücudu zayıf düşürür ve kişinin kansere yakalanmasını kolaylaştırır.

3. Şişmanlık ve bedensel hareketsizlik – Açık bir ilişki kurulmuş olmamasına karşılık araştırmalar şişmanlığın bazı tip kanserlere zemin hazırladığını göstermektedir.

4. Sigara – Sigara akçiğer kanseri riskini belirgin ölçüde arttırmaktadır. Sigara ve diğer tütün ürünleri bundan başka ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, mesane kanserlerinde önemli rol oynar.

5. Kimyasal maddeler – İş yerlerinde metal tozları ve kimyasal maddelerle karşılaşma kanser riskini arttırır. Asbest, rodon, vinil, benzen iyi bilinen kanserojenlerdir. Defalarca röntgeni çekilmiş organlarda kanser sık görülür.

6. Yüksek dozda radyasyona maruz kalmak - Bilgisayar monitörü ve televizyondan en az 70 cm. Uzaklıkta durmalıyız. Cep telefonları ile çok uzun konuşmalar yapmamalı, mümkünse kulaklık kullanmalıyız.

7. Aşırı güneş ışığı – Güneşteki ultraviole ışınları direkt olarak melanoma ve diğer deri kanserleri oluşumu ile ilişkilidir. Güneşten gelen kozmik ışınlar, toprağa karışır ve yok olurlar. Ancak, beton ve taş yığınları bu ışınları geçirmezler. Dolayısıyla şehirlerde kanser riski fazladır.

8. Bazı virüsler – Hepatit B ve C virüsü gibi virüsler artmış kanser riski oluşturmaktadırlar.

9. Vücudun bağışıklık sistemini bozan hastalıklar – AIDS gibi vücut bağışıklığı bozulan hastalarda kanser daha kolay oluşmaktadır.

Yapılan incelemelerde kanserin, kalıtsal olduğu saptanmıştır. Kanserlerin yaklaşık yüzde 20’si kalıtsaldır. Yani kanserden sorumlu olan anormal bir gen ana-babadan çocuklarına geçmektedir. Ancak, kalıtsal olarak geçen, kanserin kendisi olmayıp, bazı organların zayıf ve kansere dayanıksız doğması ve gelişmesidir. Bu durum kansere neden olan geni taşıyan her bireyde otomatik olarak kanser oluşacağı anlamına gelmez. Eğer ailevi kanser riskinden korkuluyor ise bu konuda doktora başvurarak aile bireylerinin riskleri açısından genetik konsültasyon ve testler uygulanmalıdır. Ailevi yüksek kişilere düzenli kanser taramaları önerilmekte ve erken tanı ve tedavi şansı arttırılmaktadır.

Dengesiz beslenme % 35
Sigara % 30
Enfeksiyon hastalıkları % 10
Mesleki nedenler % 4
Alkol % 3
Çalışma yerinin tozlu ve pis olması % 2
Gıdalara konan katkı maddeleri % 1

Kanserin sebebi nedir?
Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.

Hangi organlarda kanser olur?
Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.

İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.

Kanserden korunmak mümkün mü?
Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük.

Kanserden nasıl korunabilirsiniz?
Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.
Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.
Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.
Beslenme ve diyet:
Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.
Güneş ışınlarından korunma:
Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.

KANSERDEN KORUNMA YOLLARI

1- Doğru beslenin: Yanlış beslenme bütün kanserlerin yüzde 35′inden sorumludur. İdeal diyet; sebze, meyve, tahıl ve düşük yağlı yiyeceklerle gerçekleştirilir. Bebek emzirmek, genç yaşlardan itibaren egzersiz yapmak ve bazı vitaminler meme kanserinden korunmada faydalıdır. Yüksek yağlı diyetler meme, rahim ve prostat kanseri ile bağlantılı olabilir. Sürekli kırmızı et yiyen kişilerin kanser olma riski, ayda bir kez kırmızı et yiyenlere göre 2.5 kat fazladır. Bu nedenle kırmızı et yerine balık, tavuk, hindi etinin tercih edin.

2- Tuzdan kaçının: Tuz kendisi kanser yapmasa da, mide yüzeyinin yapısını bozarak kanserojen maddelere ortam hazırlar. Tuzun bolca kullanıldığı turşulardaki nitrozamin denilen maddeler kanser oluşumunda etkilidir. Yapılan araştırmalar, dondurarak saklama yönteminin tercih edildiği ülkelerde mide kanseri görülme sıklığının yüzde 64 azaldığını gösteriyor.

3- Fast food’a son: Aşırı karbonhidratlı ve yüksek ısıda pişirilen bisküviler bile kanser açısından çok tehlikeli. Patates kızartmaları, tuzlu krakerler, katkılı konserveler, yağlı ve pişmiş et içerikli fast food’lar da tehlike sinyali veren yiyecekler.

4- Sebzeleri iyi yıkayın: Dünyada kanserin artma nedenlerinin başında tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanımı geliyor. Bu ilaçlar sebze ve meyveleri yıkamakla da çıkmaz. Kabuklarını ayıklasanız da yiyeceklerin çekirdeklerine kadar girer. Bu da kansere karşı hem kendiniz, hem de çocuklarınız için büyük bir tehlike oluşturur.

5- Kızartmaları unutun: Kızartma yağlarını kesinlikle tekrar kullanmayın. Yağlardan aldığınız kalori günlük kalori alımının yüzde 30′unu geçmesin. Sofranızda lifli gıdalara ağırlık verin, rafine gıdalardan olabildiğince kaçının.

6- Alkole bağlanmayın: Kronik alkol bağımlılığı, başta karaciğer kanseri olmak üzere, özellikle alkol sigarayla birlikte tüketildiğinde ağız, boğaz, yemek borusu, gırtlak ve mide kanserine neden olabilir. Bu yüzden alkolden uzak durun. Minimum tüketmeye çalışın.

7- Güneşten korunun: Güneş ve solaryum deride erken yaşlanma ve hasar oluşturarak cilt kanserine neden olabilir. Cilt kanserinden korunmak için güneşten koruyucu krem kullanmak ve güneş ışınlarının tehlikeli olduğu saatlerde güneşe çıkmamak gerekir. Cildinizdeki benlere de dikkat edin. Benlerinizde herhangi bir büyüme, kabarıklık veya renklerinde koyulaşma fark ettiğinizde doktora başvurun.

8- Pillere dikkat: Kanserin ortaya çıkmasının önemli bir nedeni de çevre kirliliğidir. İnsanoğlu toprağı kazıp pek çok madeni yeryüzüne çıkarmakta, ne var ki aslında yeryüzünde bulunmaması gereken bu madenlerin atıklarını zararsızlaştırmada aynı duyarlılığı göstermemektedir. Her gün kullanılıp çöpe atılan piller bunun en basit örneğidir. Stratosferik ozonun azalması ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerini artırmıştır ve bu cilt kanserine neden olur.

9- Sigarasız bir yaşam: Sigara içmeyin. Kapalı, sigara içilen ortamlardan uzak durun.

10-Şişmanlamayın: Fiziksel aktivitenin azalması ve şişmanlık, kanser türlerinde artışa neden olur. Bilimsel çalışmalar meme, rahim, bağırsak, yemek borusu ve böbrek kanserlerinde şişmanlığın bir risk faktörü olduğunu kanıtladı. Şişmanlığın engellenmesi ve fiziksel aktivitenin arttırılması kanserin engellenmesinde son derece önemli bir araçtır. Haftada en az 3-4 kez spor yapın. İdeal kilonuzda kalmaya çalışın.

12- Düzenli kontrol ve tedavi : Kanserden korunabilmek için, şüpheli durumlarda hiç çekinmeden doktora muayene olmak ve sağlıklı bir hayat sürdürmek gereklidir. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, kurtulma şansı da o kadar artar.

Kanserden Korunma Yöntemleri

Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.

Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:

Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.

Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.

Beslenme ve diyet:

Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.

Güneş ışınlarından korunma:

Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.

Kanserden nasıl korunmalıyız?

Hızla yayılan kanser hastalığın belirtileri ve korunma yolları…

Kanser, sağlıklı olduğu düşünülen bir hücrenin normal davranışlarını düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu oluşur. Kanserin oluşmasında çevre, kötü beslenme, sigara, obezite, güneş gibi çok sayıda faktörün etkisi vardır.

Bu nedenle günden güne kanser vakalarının sayısı artıyor. İstatistiklere göre, dünyada her yıl 11 milyon kişi kansere yakalanıyor ve bunların 7.6 milyonu yaşamını yitiriyor. Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Şuayib Yalçın, kanserin ölüm nedenleri arasında 2. sırada yer aldığına dikkat çekti.

BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN

Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişiyor. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabiliyor.

Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler.

Uzun süren , iyileşmeyen yaralar.

Beklenmeyen kanama ve akıntılar.

Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler.

Yutma güçlüğü veya hazımsızlık.

Siğil ve benlerde belirgin değişiklik.

Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük.

KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?

Erken teşhiste yüzde 90 oranında iyileşme görülüyor. Burada kişinin kendine ve doktorlara inanması çok önemli. Hastalığı yeneceğini inanan insanlar rahatlıkla kanserin üstesinden gelebiliyor. Örneğin meme kanseri için 25 yaşında itibaren düzenli olarak ayda bir kendi kendine muayene etmek gerekir.

SAĞLIKLI BESLENİN

Sağlıklı yaşamın püf noktası düzenli ve dengeli beslenmeden geçiyor. Kansere yakalanmak istemiyorsanız aşağıdaki listeye bir göz atın…

Meyveler (özellikle turunçgiller)

Sebzeler (özellikle ıspanak, maydanoz, ısırgan, roka, tere, karalahana gibi yeşil yapraklı olanlar)

Turpgiller (lahana, karnabahar, brokoli vb.)

Soya fasulyesi, fasulye, nohut, mercimek

Balık ve balık yağları

Yoğurt

Tahıl taneleri

Yeşil çay, sarmısak, soğan

C vitamini, E vitamini, karotenler ve folik asit

Meyve ve sebze posası, fitik asit, bitkisel steroller

Selenyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, potasyum.

2 ERKEKTEN BİRİ PROSTAT KANSERİ

Her 2 erkekten biri kansere yakalanma riskiyle karşı karşıya. Yalçın; her 10 erkekten birinin prostat, 13 erkekten birinin akciğer, 20 erkekten birinin kolon, 30 erkekten birinin mesane, 50 erkekten birinin lenf kanserine yakalanma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

8 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİ

Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da kanserle sıkça karşılaşılıyor. Türkiye’de 1 milyona yakın meme kanseri hastası olduğuna dikkat çeken Yalçın, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu, 8 kadından birinin meme, 20 kadından birinin akciğer, 40 kadından birinin rahim kanserine yakalanma riski taşıdığını belirtti.

NASIL KORUNULUR?

Sigara ve tütün kullanımından kaçmak. Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak, soluk borusu, yemek borusu, pankreas, rahim ağzı, böbrek ve mesane kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek. Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, kanserden korunmada etkin rol oynuyor.

Güneş ışınlarından korunmak. Güneş ışınlarına maruz kalma sonucu ortaya çıkan çeşitli deri kanserlerinden korunmanın yolu güneş ışınından korunmakla mümkündür.

İŞ ORTAMININ ETKİSİ VAR MI?

Bazı meslek grupları, örneğin duvar sıvama ve bebek pudrası olarak kullanılan asbest madeninin işletildiği yerlerde çalışanlarda ve radyologlarda akciğer kanserine yakalanma riski yüksektir.

GENETİK FAKTÖR ÖNEMLİ Mİ?

Ailede akciğer kanseri olması akciğer kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır. Eğer kişinin ailesinde akciğer kanserine yakalanmış biri varsa, kendisi uzun yıllar sigara içiyorsa ve yaşı 40′ın üzerindeyse durumu incelemeye alınmalıdır.

BESİNLERİN TEDAVİYE ETKİSİ VAR MI?

Değişik sebze ve meyvelerle kanser tedavi edilmez. Gıdaların akciğer kanseriyle ispat edilmiş hiçbir ilişkisi yoktur. Herkes hayatını daha sağlıklı devam ettirebilmek için tüm besinleri düzenli bir şekilde yemelidir. Vitaminlerin de akciğer kanseri üzerinde etkisi yoktur. Önemli olan insanların düzgün ve dengeli beslenmesidir.

KADINLAR TEHLİKENİN EŞİĞİNDE Mİ?

Erkeklerde hastalık kadınlara göre 3-4 kat daha fazla. Çünkü erkek daha fazla sigara içer. Çok gelişmiş ülkelerdeyse bu oran eşittir, çünkü kadın ve erkek hemen hemen aynı evrede sigaraya başlarlar. Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe sigara içimi artar. Şimdi Türkiye’de de eğitimli kadınlar artıyor, bununla beraber sigara içimi de artıyor. Üstelik Kadınlar bağımlı olduğunda sigarayı daha zor bırakabiliyor.

KİMLER RİSK ALTINDA?

Sigara içenler, pasif içiciler (sigara içenlerin dumanını alanlar), genetik olarak kanser geliştirmeye meyilli yapıdan gelenler ve aspese maruz kalanlar, akciğer kanseri hastalığına yakalanmada risk altındadırlar.

CİĞERLERİNİZİN KIYMETİNİ BİLİN

Türkiye’de her yıl 25 bin kişi akciğer kanserine yakalanıyor. En önemli nedeni ise sigara içmek… Sigarayı bırakarak kendinize ve çevrenize iyilik yapın. Dünyada genel ölüm nedenleri arasında ilk sırada akciğer kanseri yer alıyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 25 bin yeni akciğer kanseri hastası ortaya çıkıyor ve bunun çoğunluğunu erkekler oluşturuyor. Akciğer kanseriyle ilgili çalışmaları ile dünya tıp literatürüne giren Prof. Dr. Yalçın Karakoca bu vakayla ilgili her şeyi Bugün’e açıkladı…

AKCİĞER KANSERİ NASIL OLUŞUR?

Akciğer kanserinin yüzde 90′ı sigara içenlerde gelişir. Dolayısıyla akciğer kanseri, akciğer dokusunun ve özellikle soluk borusunun yüzde 95′inin sigara içimiyle tıkandığı ölümcül bir hastalıktır. Günde 1 paket sigara içen kişide 20 yıl sonra kanser riski 40 kat daha yüksek bir biçimde ortaya çıkar. Hava kirliliği, radyasyon, genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları gibi etkenlerin hiçbirisi sigara kadar önemli bir neden değildir. Sigarayı bırakan kişi, akciğer kanserine yakalanma riskini büyük ölçüde düşürür.

ERKEN TANI MÜMKÜN MÜ?

Vaktinde teşhis önemlidir. Tümör henüz etrafına bulaşmamışsa ve cerrahi operasyonla çıkartılabilecek nitelikteyse ameliyat edilerek hasta kurtulabilir. Ancak maalesef teşhis edilmiş hastaların ameliyat edilebilme şansını yakalayabilenler en fazla yüzde 15′tir.

Akciğer kanseri hastalığının en kötü tarafı teşhis edildiğinde hastaların yüzde 85′inin ameliyat ile tedavi edilebilme şansının ortadan kalkmasıdır. Bu demektir ki akciğer kanserinin erken teşhis edilebilen bir hastalık değildir. Hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayete yol açmayabilir. Bu da farkında olmadan hastalıkla beraber uzun süre yaşamak anlamına gelir.

PASİF İÇİCİ OLMAK ZARARLI MI?

Tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 90′ı sigaraya bağlıdır. İkinci risk faktörü pasif duman altı olmaktır. İçmeden solumak da hastalığa yakalanmak için yeterlidir. Kişi, bulunduğu mekanda duman altına maruz kalmamalı. Kapalı mekanlarda sigara içmeyi önleyen yasa bu anlamda masum birçok kişinin hayatını kurtaracak.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELER?

Soluk borusunun temizlenmesi

Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)

Işın tedavisi ( Radyoterapi)

İlaç tedavisi ( Kemoterapi) BELİRTİLERİ

Göğüs ağrısı

Ses kısıklığı

Hırıltılı solunum

Öksürük

Nefes darlığı

Kanlı balgam

Egzersiz kısıtlaması

Kol/omuz ağrısı

Yutma güçlüğü

Kemik ağrısı

Kilo kaybı

Kansızlık

NEDENLERİ

Sigara (% 90 dan daha fazla)

Asbeste maruz kalma

Halojen eterler

İnorganik arsenik

Radyoizotoplar

Hava kirliliği

Diğer metaller

Kanserden korunmak için zayıflayın

Obezitenin (aşırı şişmanlığın), gelecek yıllarda kadınlarda kanserin önde gelen nedeni olabileceği bildirildi.

Avrupa’da şişmanlık ve obezitenin, kanserlerin yüzde 8′inden sorumlu olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, obezitenin yayılmasıyla bu oran yükselirken, kanserin temel nedenleri arasındaki sigara ve hormon tedavisinin geriye düşme eğiliminde olduğunu kaydetti.

Avrupa Kanser Teşkilatı ile Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği’nin toplantısında araştırmasını sunan Manchester Üniversitesinden Andrew Renehan, obezitenin, gelecek on yılda kadınlarda en büyük kanser nedeni olacak kadar hızlı yayıldığını söyledi.

Renehan ve meslektaşları, 30 Avrupa ülkesinde şişmanlık yüzünden olduğu düşünülen kanser vakası sayısını belirlemelerini sağlayacak bir model hazırladılar.

Bu modele göre, 2002 yılında 2 milyon kanser vakasının 70 bininin obezite yüzünden olduğu hesaplanırken, 2008 itibariyle bu sayının 124 bine çıktığı belirlendi. Şişmanlığa bağlanan kanserlerden yüzde 65′inin kolorektal kanser, menapozlu kadınlarda meme kanseri ve endrometrial kanser olduğu belirtildi.

GÖBEKLİLERDE MİDE BAĞIRSAK KANSERİ RİSKİ YÜKSEK

Renehan, ABD’de yapılan bazı araştırmaların, obezliğin kanserlerin yüzde 20′sinden sorumlu olduğunu gösterdiğini söyledi. Birleşik Krallık Kanser Araştırma kurumundan Lucy Boyd da “Şişmanlık veya obezite, muhtemelen sigaradan sonra kanserin en büyük nedenlerinden biri” dedi.

Bilim adamları şişmanlığın neden kanser riskini artırdığını tam olarak bilmiyorlar ancak bunun hormonlarla bağlantısı olabileceğini düşünüyorlar. Vücudun şişmanladıkça, tümörlerin büyümesine yardım eden östrojen gibi hormonları daha fazla ürettiğine dikkati çekiliyor.

Göbekli insanların midelerinde de daha fazla asit biriktiği, bunun da mide bağırsak kanserine yol açabileceği belirtiliyor.

Kansere Karşı 10 Basit Önlem

Suadiye Memorial Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. İsmail Yağız, ülke çapında çeşitli etkinliklerin düzenlendiği 1- 7 Nisan Kanser Haftası’nda “Kanserin erken teşhisi ve korunma yolları” hakkında bilgi verdi.

1. Sigarayı bırakın. “Dumansız Hava Projesi”ni destekleyin.
Sadece sigarayı bırakarak yaşamınıza 10 yıl katabilirsiniz. Bu yıl kendiniz için bir adım atın, sigarayı bırakmak için çaba gösterin profesyonel bir yardım alın ve dumansız bir hava sahası yaratın.
En büyük kanserojen madde olan sigarayı bırakın. Pasif sigara içiciliğinden kurtulun. Sigara içen biriyle yaşamak ve sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskinizi % 30’a varan oranlarda artırmaktadır. Yapılan araştırmalar sadece akciğer kanserinin değil; meme, baş -boyun kanserleri ile özellikle çocuklukta görülen beyin ve kan kanserlerinin de pasif sigara içiciliği ile ilişkili olabileceğini ortaya çıkartmaktadır.

2. Sağlık taramanızı aksatmayın
Yıllık check-up programlarınızı ertelemeyin. Kadın ve erkeğe yönelik tarama testlerinizi mutlaka yaptırın. Unutmayın ki; bazı kanser türleri erken saptandıgında % 90 ve üzerinde tamamen yok edilebilmektedir. Ailesinde kanser öyküsü olan, belli bir yaşın üstünde ve ek hastalıkları olan bireylerin belirlenerek daha titiz incelemelerin yapılması gerekmektedir.

Erken Teşhis İçin…
Kanser hastalıklarında erken teşhis cok önemlidir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde kanser tanısı alındığında genelde ileri evrede olmaktadır. Kanser araştırma grupları bir takım tarama testlerinin erken tanıda etkili olduğu görüşünü savunmaktadır. Bu tarama testleri şöyle sıralanabilir:

Erkekler
Kolorektal kanser taraması için;
Kolonoskopi: 50 yaş ve üzerinde mutlaka yapılmalı ve her 10 yılda bir tekrarlanmalı
Gaitada Gizli Kan testi: Her yıl
Sigmoidoskopi: Her beş yılda bir
Prostat kanser taraması için;
Prostat Spesifik Antijen(PSA): Her yıl

Kadınlar
Meme kanser taraması için;
Mamografi: 40 yaş ve üzerinde her yıl
Doktor kontrolünde meme muayenesi: 20 ile 40 yaşları arasında her üç yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl
Kendi kendine meme muayenesi: 20 yaşından sonra her ay periyotlar halinde
Rahim ağzı kanseri için;
PAP testi: 21 yaşından sonra her yıl
Kadın doğum muayenesi: 18 ile 40 yaş arasında 1-3 yıl aralıklarla, 40 yaş sonrası her yıl
Kolorektal kanser taraması için
Kolonoskopi: 50 yaş ve üzerinde mutlaka, her 10 yılda bir tekrar
Gaitada Gizli Kan testi: Her yıl
Sigmoidoskopi: Her beş senede bir

Bunların yanında mutlaka koruyucu aşılarınızı olun. Hepatit ve Human Papilloma Virus aşıları ilerde kanser gelişme riskini azaltmaktadır.

3. Fazla kilolardan kurtulun
Fazla kilo rahim, kolon, meme yemek borusu ve böbrek kanseri riskini artırmaktadır. Yüzde 10 kilo kaybı ise kişiyi % 50 lere varan oranda kanser gelişiminden korumaktadır.
Akdeniz tipi diyet giderek sağlıklı bir diyet oldugunu kanıtlamaktadır. Zeytinyağı, bol yeşil gıdalar taze ve işlemden geçirilmemiş ürünler, bol lifli beslenme her tip kanser riskini azaltmaktadır. Kırmızı şarabın anti oksidan ve anti kanserojen özellikleri belirtilmektedir. Yüksek kalorili, yağ içeriği zengin lif içeriği düşük beslenme, özellikle mide bağırsak kanserleri açısından risk oluşturmaktadır.

4. Aktif olun
Kanserden korunmanın en iyi yollarından biri de aktif bir yaşam tarzıdır. Günde 10 bin adım felsefesi hareketli bir yaşam için önerilmektedir. Orta şiddette 30 dakika 5 gün boyunca yapılan egzersizle ciddi anlamda kanser koruması sağlanmaktadır.

5. Yeşil gıdaları artırın
Yapılan çalışmalar haftada 3 veya 4 kez salata yenmesinin sigaraya bağlı akciğer kanseri riskini azalttığını göstermektedir. Çünkü yeşil sebzelerde hücre tamirinde görev alan anti oksidan moleküller bol miktarda bulunmaktadır.

6. Alkol alımını azaltın
Fazla alkol alımı karaciğer ve kolon kanseri riskini artırmaktadır. Ölçü olarak erkeklerde 2 kadeh bayanlarda 1 kadeh kırmızı şarap tercih edilebilinir.

7. Yiyeceklerinizi renklendirin
Son yıllarda yapılan bir çalışma sebzelere ve meyvelere kırmızı, mor ve mavi rengini veren antosiyaninlerin kolon kanserinin gelişimini azalttığını öngörmektedir..

8. Kırmızı eti azaltıp, beyaz ete yönelin
Kırmızı et, içerdiği yüksek yağ oranıyla damar sertliği ve birçok kronik hastalığa neden olmaktadır. Beyaz et tüketimi sağlıklı bir tercihtir. Yüksek hayvansal yağ tüketimi kanser gelişimine neden olmaktadır.

9. Güneş ışığından korunun
Cilt kanseri en sık görülen ama bunun yanında en sık önlenebilen kanser türleri arasındadır. Güneş ışığı içerdiği ultraviyole ışınlarla cilde zararlı olduğundan mutlaka çok güneş alan bölglerin özellikle baş boyun bölgesinin mutlaka ciddi şekilde korunması gereklidir. Güneş koruyucu kremler, gözlükler, şapkalar kullanarak güneşin UV ışınlarından korunun.

10. Emzirin
Bütün anne adaylarına! Bebeğinizi ne kadar uzun süre emzirirseniz o kadar daha az meme kanserine yakalanırsınız.

erkan topuz kanserdenkorunmayollari, kanser hastaligina neden olan etkenler, kanser hastalığına neden olan etkenler ve korunma yolları, kanserden korunma yolları, kanserden korunma yöntemleri, kansere neden olan etkenler ve korunma yolları,
Buradasınız: Anasayfa / Sağlık / KANSER HASTALIĞINA NEDEN OLAN ETKENLER VE KORUNMA YOLLARI
Editör: Gezginler | Tarih: 19/06/2010
Sponsorlu Bağlantılar

Mutlaka Bunları da Okuyun - Konuyla Alakalı Benzer Yazılar

Konu Başlığı: "KANSER HASTALIĞINA NEDEN OLAN ETKENLER VE KORUNMA YOLLARI"

Sizden Gelenler: 3 Yorum
Sizde Yorum Yapın!
  1. osman diyor ki:

    iyi site ödevim için çok işe yaradı

  2. utku diyor ki:

    helal olsun emeğe saygı

  3. nur diyor ki:

    merci

Yorum Yapın


XHTML: Şu Etiketleri Kullanabilirsiniz:: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Current month ye@r day *

  • Önemli Uyarı